
Buket Pelin UZUN
Spor Eğitmeni
Sport Science TR Kurucusu
Sosyal medyada gördüğümüz bilgilerin ne kadarının doğru olduğunu araştırmadan ve sorgulamadan, onları bir konuşma içerisinde kesin doğrularmış gibi savunabiliyoruz. Günümüzde sıkça karşılaştığımız bu durum, spor alanında da kendisini açıkça gösteriyor.
Spor dünyasında bilgi ve tecrübeyi bir araya getirme konusunda hâlâ bazı eksiklerimizin olduğunu düşünüyorum. Bir tarafta, “Ben yıllardır bu işin içindeyim, tecrübem bana yeter.” diyerek bilimsel bilgiye ihtiyaç duymadığını düşünenler var. Diğer tarafta ise teorik bilgiye sahip olmasına rağmen daha fazla uygulama ve saha tecrübesi kazanması gerektiğinin farkında olanlar bulunuyor.
Ancak asıl farkı oluşturanlar, tecrübelerini güncel ve bilimsel bilgilerle birleştirenlerdir. Gözlemlerime göre bunu başarabilen kişiler, mesleki gelişimde diğerlerinden iki adım öne geçmektedir.
Tecrübe, tek başına her zaman yeterli değildir. Çünkü yıllarca aynı uygulamayı sürdürmek, o uygulamanın doğru olduğu anlamına gelmez. Bilgi güçtür; tecrübe ise yılların kazandırdığı birikimdir. Bu iki değer bir araya geldiğinde daha sağlam, güvenilir ve sürdürülebilir bir çalışma anlayışı ortaya çıkar.
Birçok Avrupa ülkesinde spor sistemlerinin gelişmesinde de bu yaklaşımın önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Geçmişten gelen tecrübeler korunurken yeni araştırmalar, teknolojik gelişmeler ve bilimsel veriler yakından takip edilerek sisteme dâhil edilmektedir. Böylece sistem yalnızca geçmişin alışkanlıklarıyla değil, sürekli güncellenen bilgilerle ayakta tutulmaktadır.
Spor alanında ilerlemek istiyorsak ne yalnızca tecrübeye güvenmeli ne de teorik bilgiyi yeterli görmeliyiz. Okumalı, araştırmalı, sorgulamalı ve öğrendiklerimizi sahada deneyimlemeliyiz. Çünkü bilgi tecrübeyle anlam kazanır; tecrübe ise bilgiyle gelişir.
Unutmayalım: Bilgisiz tecrübe eksik, tecrübesiz bilgi ise yetersizdir.
Bir Cevap Yazın