
Yazar: Arda Metin
Coğrafyacı
Tenis; yalnızca raketlerin, tellerin ve topların sporu değildir. O, insanın yerle kurduğu üç farklı ilişkinin hikâyesidir. Toprak bize kökleri, sürtünmeyi ve sabırla beklemeyi hatırlatır; çim, canlı olan her şeyin kırılganlığını ve anın hızla kayıp gidişini fısıldar; sert kort ise kusursuzluk arayışımızın ardındaki o katı duruşu önümüze serer. Kort çizgileri sınırları çizer, kurallar oynanışı belirler; fakat oyunun ruhunu her zaman, topun üzerine düştüğü o yeryüzü temsil eder.
Toprak korta adım atmak, insanın doğayla olan geçmişine dönmesidir. İncecik bir pişmiş kil tabakasından ibaret bu kızıl toz, modern dünyanın aceleciliğine çekilmiş coğrafi bir settir. Toprak, topun kinetik enerjisini absorbe edip oyunu yavaşlatırken sabırsız atakları savuşturur. Bu kortta zeminle kavga edilmez; ani duruşların yerini akışkan kaymalar, sert darbelerin yerini sabırla örülen oyunlar alır. Maç bittiğinde terle birleşip tene işleyen o kızıl leke ise yeryüzünün bedene vurduğu gurur verici bir mühürdür.
Sonra çim gelir; yeryüzünün en zarif aynı zamanda en acımasız biçimi. Çim, endüstriyel spor çağında yaşayan organik bir unsurdur. İki haftaya sıkıştırılmış bir mevsim gibi yaşlanır ve ölür; tazecik yeşili günden güne eriyerek yerini sararmış köklere bırakır. Düşük sürtünmesi yüzünden top sekmek yerine yüzeyde kayar, alçaktan ve bir ok gibi fırlar. Burada düşünmeye ya da toprağın sabrına yer yoktur; her şey milisaniyelere ve reflekslere bağlıdır. Çim kort, doğanın geçiciliğini ve insanın bu hız karşısındaki kırılgan telaşını her vuruşta hatırlatır.
Ve nihayet sert kortlar; yerkabuğunun üstüne çekilmiş beşeri bir yüzey. Asfalt üzerine dökülen akrilik reçine, doğanın kusurlarını ve rastlantısallığını silen rasyonel bir mühendislik ürünüdür. Ne toprağın merhameti vardır burada ne de çimin huysuzluğu; top her defasında aynı tahmin edilebilir kararlılıkla seker. Antroposen çağının bir özeti gibi oldukça pürüzsüz ve kusursuzdur. Kaymaya izin vermeyen bu zemin, sporcunun zemine ilettiği darbeyi bedene aynen iade eder.
Bir Cevap Yazın